TÜRKİYE TAYLANDLI MÜSLÜMANLARIN TAMAMINI KUCAKLAMALI « Yazarlarımızın Yazıları
TÜRKİYE TAYLANDLI MÜSLÜMANLARIN  TAMAMINI KUCAKLAMALI

TÜRKİYE TAYLANDLI MÜSLÜMANLARIN TAMAMINI KUCAKLAMALI

Yazar: Mehmet Çelik
30 Nisan 2019
173

19-23 Nisan 2019 tarihinde Uluslararası Öğrenci Buluşmasının Tayland Patani etabının açılışına iştirak etmek için Ergaş JUMAYEV ve Musab Deniz YILDIRIM ile birlikte Tayland’a gittim. Bu benim Tayland a ikinci gidişim. Beş günlük Bangkok, Patani ziyaretlerim sırasında ilk gidişimden daha detaylı bilgilere sahip oldum. Osmanlı Devletinin kurulma yıllarına denk gelen bir zaman diliminde Patani’ye hızla giriş yapan Müslümanlar 1457 yılında Patani’de bir İslam Devleti kuruyorlar. Hızla gelişen bu İslam devleti Budist Siyam devletinin (Tayland’ın 1945’den önceki adı) birçok ilini ve eyaletini hükümranlığı altına alıyor. Malayların çoğunluğu oluşturduğu bu devletin 250 yıllık gelişme dönemi taht kavgaları yönünden 1700 yılların ilk yarısında kuzeyden gelen Siyam Devletinin saldırılarına maruz kalarak toprak kaybetmeye başlıyor. Bu kayıp 1909 yılında İngilizlerin bölgeyi Siyam Devletine bırakması anlaşması sonucu Patani İslam Devletinin yıkılışı ile son buluyor.

Bu arada Müslümanlar sadece Patani bölgesinde değiller. Özellikle Ayuthaya Limanı, ticari amaçla gelen Müslümanlar için zamanla uğrak yeri olmuş, Arap, Fars, Endonezyalı, Türk ve Hintli Müslüman tüccarlar Siyam devletine gelerek hem ticaret yapmışlar hem de o bölge de kalarak İslam’ı yaymaya çalışmışlardır. Hatta zamanla Siyam Krallığında vezir konumuna kadar bile yükselmişler. Bugün Ayuthaya’da ilk Şeyhülislam olarak bilinen Şeyh Ahmed’in kabri bulunmakta ve kabrin olduğu alanda bir üniversite yapılarak eğitim devam etmektedir.

8 milyona yakın Müslümanın yaşadığı Tayland’da Patani bölgesinde yaşayan Müslümanların sayısı 2 milyonu bulmaktadır. Geri kalan 6 milyon Müslüman Tayland’ın diğer bölgelerinde yaşamaktadırlar.

Türkiye Tayland’daki Müslümanlar denildiğinde genellikle Patani bölgesindekiler anlaşılmaktadır. Tarihi süreç içerisinde çekilen sıkıntılar, yapılan zulümler, yaşanılan sürgünler ve verilen silahlı ve silahsız mücadeleler Patanili kardeşlerimizin haklı sesini daha fazla duymamıza neden olmuştur. Patanili Müslüman kardeşlerimizin çektiği sıkıntılar hem Müslüman olmalarından hem de Tay’lardan farklı ırkdan (Malay) olmalarından kaynaklanmaktadır. Irk, dil, kültür ve inançta ayrı olunca ve bunca yıldır sürdürülen Taylılaştırma asimilasyonunda da istenilen başarı (?!) sağlanamayınca geçmişte Siyam, şimdide Tayland askeri ve sivil idareleri o bölgede adeta sıkı yönetim ilan etmiş durumdalar. Neredeyse her bir km’de bir denetim var ve bu durum evine, işine, okuluna, gezmeye, seyahate çıkan ve giden Patanililerin her gün yaşadıkları bir gerçek.

Ülkemiz başta olmak üzere diğer Müslüman ülkelerden de o bölgede çeşitli sosyal yardım ve sosyal çalışmalar yapılarak bölge halkının yardımına koşan insanları ve kurumları görmek son derece gurur verici. Lakin ülkenin diğer bölgelerinde yaşayan 6 milyon Müslümanın varlığını da gözden kaçırmamalıyız. Hem 2 milyonluk Patanili kardeşlerimizle ilgilenmeli hem de diğer bölgelerde yaşayan 6 milyon Müslüman kardeşlerimizi de ihmal etmemeliyiz.

Ülkemizin 40 yıl öncesinde karşılaştığı ve şimdilerde daha sakin bir ortama oturtmaya çalıştığı İslamı anlamadaki farklı fikir ve akımlar; bu günlerde yeni yeni neşvünema bulmaya başladığı Tayland’da; Türkiye olarak geçirdiğimiz tecrübelerden hareketle o bölgedeki kardeşlerimizin yanında olduğumuzu, ayrım yapmadan göstermeliyiz. Gelenekçi-yenilikçi, demokrat-antidemokrat, bidatçi-

selefi, vasati-harici gibi kavramların havada uçuştuğu Tayland’da ümmet birliğini sağlamada en geniş anlamıyla Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat düşünce ve tecrübesi konularında oradaki kardeşlerimize yardımcı olmalıyız. Ortak Düşmanımızın; Allaha, Resulüne ve top yekun Müslümanlara düşman olanlar olduğunu unutmamalıyız.

Allah’ı bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan kardeşlerimiz arasında ayrım yapmamalıyız. Şartlar çerçevesinde hepsine yardımcı olmaya gayret etmeliyiz.

İslam’ın yeniden dünyaya hakim olması için hep birlikte Allah’ın ipine sarılalı, birbirimizle çekişerek dağılıp yok olmamalıyız.

 

23.04.2019

Bangkok/Tayland