RAMAZANI UĞURLAYIP BAYRAMI KARŞILARKEN « Yazarlarımızın Yazıları
RAMAZANI UĞURLAYIP BAYRAMI KARŞILARKEN

RAMAZANI UĞURLAYIP BAYRAMI KARŞILARKEN

12 Mayıs 2021
177

Bayramlar dini ve milli duyguların pekişmesi, diri tutulması yanında, toplumun birlik ve beraberliğini sağlamada büyük önem arzetmektedir. 

Dini bayramlarımızın, mü'minler arasında kaynaşmanın, yardımlaşmanın, dostlukların gelişmesine katkısı olduğu gibi, dini duyguların, dini şuurun tazelenmesine de bir vesiledir. 

Yüce Allah Ala Suresi 14. Ayette: “Doğrusu felah buldu/kurtuluşa erdi (günahlarından) temizlenip arınan” buyurmaktadır. Rabbimizin emri mucibince tutmuş olduğumuz oruçlarla, eda ettiğimiz teravih namazları, Zekât, infak ve  Kur’an mukabeleleriyle bir Ramazan-ı Şerif’i daha geride bırakıyoruz. Bu rahmet, mağfiret ve cehennemden kurtuluş  ayında malum korona nedeniyle daha çok evlerde olmamız münasebetiyle ziyade okumalar yaparak, tefekkür ve tezekkür ederek nefis muhasebesi yapma imkânı bulduk, oruç tutarak irademizi sağlamlaştırdık, kulluğumuzu tecdit ettik, muhtaçları güç nispetinde gözetmeye çalıştık. İslam kardeşliğini bir nebze olsun umarım tattık/tadabildik elhamdülillah. İçimizdeki ibadet aşkı, insan sevgisi ve yardıma muhtaç olana el uzatma isteği her zamankinden daha coşkulu bir şekilde davranışlarımıza yansıdı. Şimdi de aynı his ve heyecanla inşallah Ramazan Bayramını idrak etmiş olacağız.

İslâm dininde Ramazan ve Kurban olmak üzere iki bayram vardır. Her iki bayram da hicretin ikinci yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Medine’ye hicretten sonra, Medine sakinlerinin İran menşeli Nevruz ve Mihricân bayramlarını kutladıklarını gören Hz. Peygamberimiz (sav), “Allah sizin için o iki günü daha hayırlı iki günle, Kurban ve Ramazan bayramlarıyla değiştirmiştir” buyurdu.(Ebu Davud, Salât, 245) Söz konusu hadis-i şerif mucibince, İran menşeli bu iki bayramın kutlanmasını yasaklamıştır. “Bu günümüzde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır.” (Buhari, İdeyn, 3) mealindeki hadis-i şerife dayanarak Ramazan ve Kurban bayramlarının, bayram namazının kılınmasıyla başladığını söylemek mümkündür. 

Bayramlara önceden hazırlanılması, bu günlerde temiz ve güzel elbiselerin giyilmesi, gusledilmesi, dişlerin misvaklanması/fırçalanması, güzel kokular sürülmesi, güler yüzlü olunması, namaza mümkünse yürüyerek gidilmesi ve dönüşte başka bir yolun kullanılması, çokça sadaka dağıtılması/ihtiyaç sahiplerinin sevindirilmesi, fitrenin namazdan önce verilmesi, namaza giderken ve bayram günlerinde tekbir getirilmesi menduptur. Efendimiz (sav), "Bayram günlerini tekbir getirerek süsleyiniz" buyurmuştur. (Taberani)

İbadetlerde devamlılık esastır. Bayram bitmenin değil yeni bir hevesle yeniden başlamanın vaktidir. Ramazan-i şerif, ibadeti ahlak haline getirip bir daha bırakmama bilincinin kazanılması gereken bir aydır. Yoksa ibadeti belli bir aya sıkıştırma ayı değildir. Ayet-i Celile’de Yüce Allah: “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et” (Hicr, Ayet 99) buyurmaktadır. Ayet bize ibadette devamlılığı esas almamızı hatırlatmaktadır.

Bayram vesilesiyle; dargın olanlar barışmalı ve insanlar birbirlerini affetmelidir. Akrabalar, komşular, yetimler gözetilmeli, ihtiyacı olanların ihtiyaçları karşılanmalı, fakirler, yoksullar ihmal edilmemeli, ihtiyaçları giderilmelidir. Mazlumların, mustazafların yanında yer alınmalı ve desteklenmeliler. Anneler-babalar, kardeşler, komşular, akrabalar, hastalar asla ihmal edilmemeli ve özellikle çocuklar çeşitli ikram ve hediyelerle sevindirilmelidir. 

ŞEVVAL AYINDA ALTI GÜN ORUC
Hz. Peygamber Efendimiz (sav): “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından da altı gün ilave ederse sanki bir yıl boyunca oruç tutmuş gibidir” buyurmuştur. (Müslim, Siyam, 204)  

Kibir/riya ve gösterişten uzak olması nedeniyle ihlasa en yakın, nefsi terbiye edici ve sağlığa yardımcı ibadet, oruç ibadetidir. Özellikle Ramazan’ın bitiminde, sıkı bir ibadetten sonra bir gevşeme hissedilir ve yaşanabilir. Tam da bu gevşeme olabilecekken, Şevval ayında altı gün oruç tutulması, irade terbiyesi bakımından önemli bir husustur.
Şevval ayında tutulacak altı günlük oruca, Ramazan bayramının ikinci günü başlanabileceği ve peş peşe tutulabileceği gibi, gün aşırı veya Pazartesi, Perşembe günleri/haftada iki gün olarak da tutulabilir. Önemli olan altı günü Şevval ayı içerisinde oruç tutmaktır. 

Bayramla birlikte tam faaliyet imkanına kavuşan/özgürleşen şeytan, nefis vb. ifsat edicilerin, insanlar üzerindeki menfi/olumsuz etkilerinin izalesi veya azaltılması için, Şevval ayında tutulacak altı gün oruçla da bir ders verilmiş olup bütün yıl oruçla geçirilmiş olur.  

Rabbim cümlemizi sağlık ve sıhhat içerisinde bayrama ulaştırıp; bir sonraki Ramazana sevdiklerimizle birlikte kavuştursun… Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan Bayramınızı tebrik eder, ülkemizin, milletimizin ve İslam âleminin birlik ve dirliğine, her türlü fitne, fesat, fücur, bölücülük ve terör belasından hıfz-u emanına vesile olmasını, (maalesef) acılar, tefrikalar içinde kıvranan İslam dünyasına merhamet, adalet ve barış; insanlık âlemine ise hidayet getirmesini, korona nedeniyle hastanelerde/yoğun bakımlarda yatan hastalarımız ve tüm hastaların şifayab olmasını ve ölenlere rahmet etmesini Yüce Allah’tan niyaz ederim. 

Aziz Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ve Hz. Davud (as)’in yaptığı bir dua ile yazımızı bitirelim: “Allah'ım! Bana kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini ve beni Senin sevgine yaklaştıracakların sevgisini ihsan eyle! Allah'ım kendi sevgini bana canımdan, ehlimden ve susuzluktan yananların, soğuk suya kavuşmasını istemelerinden daha sevgili kıl” (Gazali, Kimyayı Saadet, s. 594; Tirmizi).
Selâm ve dua ile efendim.