YOL ARKADAŞINIZ KİTAP OLSUN
ESENLER YAYIN KURULU
ESENLER YAYIN KURULU

ESENLER YAYIN KURULU

Yazarın Haberleri
Safahat, Mehmet Akif Ersoy, İKRA Derneği

Şuna inanıyoruz; Allah yolunda atılan her bir adım yeni bir heyecandır, yine bir heyecandır! Allah (c.c.) bu heyecanı diri tutmak için Kitab-ı Kerim’inde bizi zaman zaman Cennetle, zaman zaman Cehennemle uyarır. Bir bakarsınız peygamberlerden örnek veriyor, bir bakarsınız “tek bir taşla” öl/dürül/en ve bu vesileyle de helak olan koca devletlerden. Bize “belki sizin de muhatap olduğunuz o ‘kocaman’ görünen düşmanın ‘tek bir taş atımlık canı vardır’” vurgusu yaparak bizi heyecana garkeder.

Yine her gün kılınan 5 vakit namaz da ayrı bir heyecan değil midir? Eğer her bir vakitte heyecanlanmak ve yeniden dirilmeyi, yeniden canlanmayı murad etmeseydi Rabbim, tüm vakitlerin namazını tek bir vakitte kıldırır geçerdi Allah-u Âlem!

Elbette heyecanların meşru dairede olması icab ediyor. Bunu belki söylemek bile zaid belki…

İşte böyle yeni bir heyecanla daha başbaşayız: İKRA DERNEĞİ ESENLER TEMSİLCİLİĞİMİZDE SAFAHAT OKUMALARINA BAŞLADIK.

Her Cuma saat 21.00-22.00 arasında yaptığımız “Makale Tahlili” programına ek olarak yapılan bir çalışma bu… Evet, her Salı günü saat 20.00-20.40 arasında 15 yaş ve üstü seviyesindeki gençlerimizle Safahat okumalarına, daha doğrusu tahliline başladık.

Safahat deyip geçmeyin; Safahat içinde İslâm Tarihinden sayfaları, yakın tarihin acı ve yakıcı izlerini, 20 yüzyıla girerken başta Osmanlı Devleti olmak üzere İslam Coğrafyasının yıkık-dökük halini, kişisel gelişim kitaplarında bulamayacağınız gerçek ve ayağı yere basan motivasyonları, hitabet sanatının yüceliğini, edebin kendisi ve timsallerini sergileyen bir kitaptır.

İşte bu kitabı her Salı heyecanla okuyoruz. Sadece okumuyor tahlil ediyoruz. İlk dersimizi 18.12.2018 Salı günü gerçekleştirdik. Her Salı da devam edeceğiz.

Elinde/evinde Safahat’ınız yoksa da biz size tedarik ediyoruz. Unutmayın yaşınız 15’i geçti ise Safahat da, biz de sizleri bekliyoruz.

Salı günleri müsait değil misiniz? O halde Cuma günleri 21.00-22.00 arasında yapılan Makale Tahlili’ne bekleriz.

Yerimiz ve saatimiz belli!

 

İKRA DERNEĞİ, İMAM HATİP LİSESİ, KİTAP OKUMAK

Kıymetli gönül dostları, derneğimizi ve sitemizi takip edenler hatırlayacaklardır; ESENLER İKRA ŞUBEMİZDE her Cuma akşamı saat 21.00-22.00 arasında “Makale Tahlili” programı icra ediyoruz.

Programda, gönüllü olarak vazife alan bir arkadaşımız istediği dergi-gazete-siteden ve istediği yazarın, istediği bir konusunu seçerek 21.00’de başlayan programımızda okuyor ve hep birlikte bu konuyu tahlil ediyoruz.

Programımızda tam bir “serbest kürsü” anlayışı hakim. Bu çerçevede, herkes bildiği ve düşündüğünü rahatlıkla ifade ediyor, tahlile katkı sunuyor.

Bu hafta (02.11.2018) gerçekleştirilmiş olan programımızda Sözcü Gazetesi’nden seçilmiş bir makaleyi tahlil ettik. Gazete ve makale inancımız ve düşüncemize aykırı idi. Nitekim makale konusu dini eğitimin giderek yaygınlaştırılmaya çalışıldığı ve bu manada da imam-hatiplere gereğinden fazla önem verildiği, yatırım yapıldığı yönünde ve mahiyetinde idi. Ama değil mi ki, serbest kürsü icra ediyoruz; bu maksat ve aşkla makaleyi dinledik ve tahlilini yaptık.

Makalenin tahlili esnasında söz alan ve konuyu tahlil eden genç kardeşlerimizin metanet ve olgunluğu doğrusu takdire şayan idi. Söz alırken birbirlerinin sırasına saygı gösterdiler. Fikir sahibinden ziyade, fikre karşı çıktılar ve çürütmeye çalıştılar; birbirlerini kırmadan, birbirlerine hakaret etmeden gerçeği ortaya çıkarmaya çalıştılar; meseleleri kendi bakış açılarıyla izaha gayret gösterdiler.

Program esnasında İmam-Hatip Liselerinin gerçekten gerekli olup olmadığı; imam-Hatipler ve burada verilen öğretimin, giderek ahlaki değerlerin ne kadar yerini bulduğu/bulamadığı; imam-hatipli gençlerin dine ve dindarlara karşı lakayt tavırları ile ahlaki durumlarındaki yozlaşmışlık ile imam-hatipte görev alan öğreticilerin bu hususta ne kadar ehil oldukları ya da olmadıkları hususu detaylı olarak ve yukarıda işaret ettiğimiz üzere belli bir saygı çerçevesinde değerlendirildi.

Meseleyi ise Naim Yorulmaz bağladı: Eğitim hususu bir sac ayağıdır ki; Aile, öğrenci ve öğretmenden oluşur. Herhangi bir ayağın yamuk olması sacın devrilmesine sebebiyet verir. Bunun için öğretmen veya ailenin iyi olması yetmez, öğrencinin de iyi olması gerekir. Ancak bunun olabilmesi için de mutlaka ailede iyi bir eğitim alınması gereklidir. Bunu ise öğretmenin idealist olması tamamlayacaktır.

Bundan sonraki tahlil programımız ise 09.11.2018 Cuma günü yine saat 21.00’de… Gündemi yakalamak, güncel meseleleri öğrenmek yanında konuşmak ve katkı sunmak için sizleri de Esenler İKRA Şubemize bekliyoruz efendim.

 

 

 

sküdar Mihrimah Sultan Camii

Hazreti Peygamber Efendimiz, ancak şu 3 mescid ziyaret edilir diyerek bizlere Kâbe, Mescid-i Nebi ve Mescid-i Aksa’yı işaret buyurmuşlar. Ancak ulema, diğer mescidlerin de oradaki dostlar ve bilgilenmek amacı gibi maksatlarla, yani oralara bir kutsiyet atfetmek gayesi olmaksızın ziyaret edilebileceğini beyan buyurmuşlardır.

Bizler de bu tavsiye doğrultusunda, Esenler İKRA Şubesindeki gençlerle hem yeni mekânlar görelim hem de bu mekânlarda Allah’ı zikrederken, dostluğumuzu pekiştirelim için 02.09.2018 Tarihinde Gençlik Birimi olarak programlarımıza Bismillah diyerek sabah namazı programı ile başladık.

Sabah namazına Üsküdar Mihrimah Sultan Camii için plan yaptık.

İlk olarak sabah 05:00 da aracımız geldi ve genç kardeşlerimizin de sayısının tamamlanmasıyla saat 05:15 de derneğimizin önünden Üsküdar Mihrimah Sultan Camii’ne doğru yola çıktık.

Planladığımız üzere, sabah namazımızı burada kıldık. Namazı müteakip camiinin müezzini olan ve sabah namazını kıldıran hocamız ile tanıştık. Kendisinden camiiyi gezdirmesini ve anlatmasını istedik kendisi de kabul etti .

Hocamız katılımcı arkadaşlarımıza Caminin tarihi, kim tarafından yaptırıldığını ve Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii ile ne bağını ve ilgisini anlattı. Doyurucu bilgilendirmeden sonra hocamıza teşekkür ederek ve duasını alarak ayrıldık.

Yine geldiğimiz araçlara binerek derneğimize geldik ve kardeşlerle yaptığımız güzel bir kahvaltı ve kahvaltının olmazsa olmazı olan sohbetimizle evlerimize dağıldık.

Yine gezeceğiz, yine görecek ve öğreneceğiz. Bu arada kahvaltı da yapacağız, yemek de yiyeceğiz. Ama birlikte, sizlerle yani… Sizsiz olmaz. Bu sebeple hepinizi İKRA DERNEĞİ Esenler Şubesine bekliyoruz. Geç kalmayın, genç kalın.

 

Sabri Danacı

İKRA Derneği, Esenler,

Yeni bir öğretim dönemi daha başlamak üzere… Her evde bu yönde tatlı bir telaş var. Bu tatlı telaş elbette tüm çevremize de müsbet olarak yansıyor ve bizlere enerji veriyor.

Bu enerjiyi bizler de İKRA Esenler Şubesinde bizatihi yaşıyoruz.

Şube olarak yaz tatili ve dolayısıyla rehavetinin bitmesi ile birlikte yeni sezonu Av. Halil Kendir hocamız ile açtık .

Halil Kendir, 05.09.2018 tarihindeki dersine başlarken, önceki derslerinin konu ve içeriklerini hatırlatarak, bu sezonda da Kur'an-ı Kerim’deki surelerin, tertip sırasına göre içeriğinden bahsedeceğini ilan etti.

Akabinde de derse geçildi. İlk ders olması hasebiyle öncelikle Fatiha Suresi ile başlangıç yapıldı. Hocamız, Fatiha Suresinin farklı isimlerle de anıldığını ve 3 kısımdan oluştuğunu beyan etti.

Yine Fatiha Suresinin bir dua niteliğinde olduğu ve bu yüzden âmin dediğimizi de yine bu dersimizde öğrendik .

Bizler gibi her dem yeniden doğmak ve her dem yenilenmek isterseniz, Bakara Suresi ve özellikleri için sizleri de her ayın ilk çarşambası şubemize Halil Kendir hocamızın dersine bekliyoruz.

 

Muhammed Emin Demir

 

 

BAŞLADIK! GEÇ KALMAYIN!

Bereket ve rahmet ayı olan Ramazan’ı güzellikleriyle birlikte ağırladık ve kendisinden hoşnut olarak uğurladık.

Ramazan sebebiyle bir çok çalışmamıza ara vermiştik.

Şimdi artık hareket zamanı! Çünkü Ramazan bitti ve biz ramazan sebebiyle depoladığımız enerji ve Kur’an okumakla kazandığımız gücü bir şekilde hayra tebdil etmeliyiz.

Bu çerçevede, ESENLER İKRA TEMSİLCİLİĞİMİZ’in Ramazandan önce her Cuma günü saat 21.00-22.00 arasında icra etmiş olduğu makale okumaları programımız tekrar başladı.

22.06.2018 Cuma günü yapılan programımızda makale okuma görevini Ahmet Fuat Yahyaoğlu kardeşimiz ifa ettiler.

Kardeşimizin okuduğu yazı aynı gün yayınlanmış olan Fatma Barbarosoğlu’nun “Fakir kimdir? Anıları olmayanlar mı?” isimli makalesiydi. Yazar, makalesinde özellikle son dönemde yaygınlaşan “özçekim yaparken ölen” şahıslar meselesini irdeliyordu. Yazıda ana fikir olarak, insanların kullanması için icad edilmiş bulunan makinaların, giderek insanları kullanmaya başladığı anlayışı gündeme getiriliyor ve eleştiriliyordu.

Makalenin ardından Emin Atalay’ın şiir okumasıyla program neticelendi.

29 Haziran 2018 Cuma Günü de programımız devam edecek ve farklı bir arkadaşımız, farklı bir makale ile gündemi bize taşıyacak, gündemi bize yakalatacak. Hemen akabinde ise bir başka arkadaşımız, yüreklerimizin tellerini titreten şiiriyle ortamı ve havayı yumuşatacak. Yazıktır, kendinizi bu güzelliklerden mahrum kılmayın. Gelin!

 

 

12 Mayıs Cumartesi günü yapacağımız pikniğe katılmak için taleplerinizi derneğimizden Zeynel Ünal Be...

İKRA DERNEĞİ Esenler Şubesi, 29 Nisan 2018 Pazar günü gençlerin yoğun ilgi gösterdiği bir organizasyonla piknik dönemini başlattı.

Ekibimiz sabah saat 07.00 sularında dualarla yola çıktı.

Çatalca-Çayırdere mevkiine konakladık. Kardeşlerimizin evlerinde getirdikleri börek-kek-poğaçalarla kahvaltımızı yaptık. Daha sonra genç kardeşlerimiz futbol maçı yaptılar.

Saat 14.00 sularında cemaatle öğle namazlarımızı eda ettik. Namazdan sonra öğle yemeği hazır oluncaya kadar arkadaşlarımızla namaz hususunda kısa bir muhabbetimiz oldu.

Zeynel Ünal kardeşimizin hanımının maharetli elleriyle yoğurduğu köfteleri namı diğer köfteci Yusuf olan Yusuf Şerefli kardeşimiz pişirdiler.

Öğle yemeğinin afiyetle yenilmesinden sonra gençlerimiz tekrar kendilerini doğanın ve yeşilliğin kollarına bıraktılar.

Saat 17.00’da ikindi namazının kılınmasını müteakip, ikindi çayları içildi ve mıntıka temizliği yapıldıktan sonra otobüsümüze binerek tekrar yuvalarımıza dönmek üzere yola çıktık.

Sabahın erken saatinde gelerek, piknik alanımızda gerekli hazırlıklarımızı yapan ve çaylarımızı demleyen Mustafa Ağbaba ve Ahmet Fuat Yahyaoğlu’na hassaten teşekkür ederiz.

Yükümüzü çeken Zeynel Ünal’ı unutmak da olmaz elbette.

Kardeşlerimizle dernek binamıza gelip, eşyalarımızı taşırken 12 Mayıs 2018’deki pikniğimizde buluşmak üzere helalleşerek vedalaştık.

Bu programla birlikte başlayan piknik ve kamp programları için bizi takip etmenizi salık veririz. Ayrıca yine sizlerin katılımı ile bir de kamp yapma planımız vardır.

En yakın zamanda yani 12 Mayıs Cumartesi günü yapacağımız pikniğe katılmak için taleplerinizi derneğimizden Zeynel Ünal Bey kardeşimize iletebilirsiniz.

 

 

OKUR ZİYARETLERİ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR.

İKRA Derneği Esenler Şubesi Eğitim Birimi olarak Perşembe akşamı 2. sınıf kitap listemiz okurlarından Saim Karakuş abimizi ziyaret ettik.

Ziyaretimize Dernek yönetimi olarak Recep Kaya, Turgut Ünal, Zeynel Ünal ve Muhammed Vural katıldı. Saim Bey’in mesleği çaycılık. Sabah erkenden evden çıkıp geç saatlere kadar çalışan abimiz bu yoğunluğunda kitap okumaya devam ederek güzel bir örnek teşkil ediyor. Malatya’lı olan abimiz 4 çocuk sahibi. Erkek evladı Mehmet Karakuş ile de tanıştık. Mehmet 12 yaşında. İKRA derneğimizi babası ile beraber ziyaret edeceğinin sözünü almış olduk.

’Anne - baba, insanın en başta hürmet edeceği kudsi iki varlıktır. Onlara hürmette kusur eden, Hakk’a karşı gelmiş sayılır’’ kelamı kibarı var ya hani; Saim Bey tam da bu beyana lâyık bir insan. Zira, Saim abimiz 4 yıl önce çok kıymetli annesini kaybetmiş. Allah rahmet eylesin. Evde bakımı ile ilgilendiği çok değerli babası vardı. Babası Urfi bey bir asırlık ömrü ile 98 yaşında. Ayağa kalkamayan alzheimer hastası babası ile sabah akşam ilgilendiğini bizzat görmüş ve öğrenmiş olduk. Rabbim babası Urfi amcamıza şifalar, Saim Ağabeyimize de sabırlar ve kolaylıklar versin.

İkramları ve misafirperverliği için abimize teşekkür ederiz. Bir başka okur ziyaretinde görüşünceye dek sizleri Allah’a emanet ediyoruz.

 

Haber: Muhammed VURAL

 

 

MADEM BİLMİYORSUNUZ NİÇİN GELMİYORSUNUZ?

İnsanlar garip! Her şeyi bilmesi elbette mümkün değil, ama gelin görün ki, bilmesi gerekenleri öğrenmek için de üzerine düşen çabayı göstermez. Sonra da halinden şikayet eder ya da haddini aşarak âleme nizâmât vermeye çalışır. Böyle olunca da gülünç hale dönüşür…

Bizler yukarıda yer alan itab ve ikaza muhatap olmamak için İKRA DERNEĞİ ESENLER ŞUBEMİZDE yılmadan-yorulmadan, bıkmadan-usanmadan, gelmeyenlere inat direniyoruz ve her Cuma akşamı yeni şeyler öğrenelim, gündemdeki meselelere vakıf olabilelim ve yorumlayabilelim için 21.00-22.00 arasında makale tahlilleri yapıyoruz.

Eğer siz de hem bilmiyor, hem de gelmiyorsanız yukarıdaki itaba muhatap oluyorsunuz. Ama elbette bunun bir çözümü var: Programlarımıza katılmak!

Bu çerçevede, bu hafta, Müslümanların gündemine sokul(maya çalışıl)an “deizm”in ne olduğunu ve hakikaten gündem olup olmayacağını öğrendik. Bilenler bilgilerini tazelemeleri yanında, bilmeyenlere aktarım yaparak bilgilerini kavileştirdiler. Tartışmasız bir başka gerçek de gündeme ilişkin tesbit ve değerlendirmeler yapmamız oldu.

Her hafta farklı bir arkadaşımız seçtiği bir makaleyi okuyor ve hep birlikte yorumluyoruz. Böylece hem bilmediklerimizi öğreniyor, hem de gündemi takip ediyoruz. Akabinde de bir şiir okuyor ve gecemizi yumuşak bir geçişle bitiriyoruz.

Bu haftaki programımızda makaleyi okuyan İbrahim Ethem kardeşimizdi. Kardeşimizin okuduğu makale Deizm üzerine idi.

Makale, Mehmet Doğan’ın Haber7.com sitesinde yayınlanan yazısıydı. Makale tahlili yapılırken, “uzun cümlelere dayalı” yazı yazmanın ne kadar zor ve beceri gerektiğini de ayrıca değerlendirdik.

Makale okunması esnasında özellikle genç kardeşlerimizin katılımı ve yorumları ile sorulan sorulara verdikleri cevaplar hakikaten önemli idi.

Gecemiz Bahattin Karakoç üstadın İncitme isimli şiirinin okunmasıyla nihayete erdi.

 

 

İKRA DERNEĞİ ESENLER ŞUBEMİZDE Salı akşamları, yönetim kurulu toplantımızı müteakip, iki haftada bir...

İKRA DERNEĞİ ESENLER ŞUBEMİZDE Salı akşamları, yönetim kurulu toplantımızı müteakip, iki haftada bir kürsü dersi çalışmalarımız aralıksız devam ediyor.

Kürsü derslerimizde Prof. Dr. İskender Pala’nın “İki Dirhem Bir Çekirdek” isimli eserden seçilen deyimler açıklanıyor.

Bu haftaki programımızda kürsüye çıkan kardeşimiz Bilal Kurhan idi. Bilal Bey kardeşimizin açıkladığı deyim, hemen hepimizin hayatın farklı safhalarında kullanmış olduğumuz “eli kulağında” deyimiydi.

Bilal Kurhan’ın verdiği bilgiye göre, bu deyim, sahabe zamanından günümüze kadar gelmiş olan bir deyim. Deyim, Hz. Bilal r.a.’ın ezan okumadan hemen önce, Hz. Bilal’i şaşırtmak amacıyla kâfirlerin gürültü yapmasına binaen, Hz. Bilal’in parmaklarıyla kulaklarını tıkaması ve ezan okumak için hazırlanması esasına dayanıyor. O günden bu güne de müezzinler, Hz. Bilal r.a.’ın sünnetini uygulama amacıyla ezan okurken ellerini kulaklarına dayamaktadırlar. Bu manada eli kulağında tabiri, her an ezan okunabilir manasına gelmekte… Ancak bizler bu deyimi, olması beklenen iş ya da gelmesi beklenen kişiye binaen “her an gerçekleşebilir/gelebilir” manasında kullanmaktayız.

Bilal Kurhan Bey kardeşimin performansı ve kürsü hakimiyeti arkadaşlar tarafından beğeniyle karşılandı.

Biraz daha çalışması ve bilgiyle donanmasını beklediğimiz Bilal Kardeşimize gelecek hayatında daha başarılı bir gelecek temenni ediyoruz.

 

Motivasyon Semineri: Çanakkale Savaşı, Şeref YUMURTACI
Motivasyon Semineri: Çanakkale Savaşı
     Daha önceleri yetişkinlere yaptığımız motivasyon seminerlerinde bir ilk gerçekleştirdik ve 24 Mart 2018 Cumartesi günü tarihçi yazar Şeref YUMURTACI beyin katılımıyla gençlerimize yönelik motivasyon programı gerçekleştirdik.
     Programa sabah kahvaltısı ve hoş bir sohbet, muhabbet ile başladık.
     Yazar Şeref YUMURTACI bey, ilk ve ortaöğretimini İstanbul Esenler Mareşal Fevzi Çakmak İlköğretim okulunda, lise eğitimini ise Esenler Amiral Vehbi Ziya Dümer Lisesi'nde  tamamladı. Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü bitiren hocamız, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yakınçağ alanında Yüksek Lisans yapmaktadır. Aynı zamanda İkinci Üniversite olarak Anadolu Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi Bölümü’ne devam etmektedir.
     Şeref YUMURTACI gençlere " Çanakkale'nin Tarihi"ni ve önemini anlattı.
Yazan: Hamza UZMAN
Sokak Köpekleri, uyuşturucu, tedavi olmak.

İKRA DERNEĞİ Esenler Şubesi, “ilklerin şubesi” olma özelliğini bırakacak gibi görünmüyor!

Makale okumaları, şiir okumaları ve film gösterimleri derken, şimdi de her ayın ilk çarşambası farklı etkinliklerle halkımızın hizmetinde.

Bu çerçevede ilk farklı etkinlik 07.03.2018 Çarşamba günü gerçekleştirildi. Etkinliğin konusu uyuşturucu, konuğu ise BAYDER (Bağımsız Yaşam Derneği) Yönetici ve gönüllüleri idi.

Bu çerçevede konuklarımız BAYDER yönetim kurulu başkanı Regaib Bostan, Yönetim Kurulu üyesi ve Uzman Klinik Psikolog Enes Kartal, gönüllüler Deniz Demir, Mustafa Gencer ve Fatih Budak idi…

Büyük ve meraklı bir izleyici kitlesine hitap eden konuklar, uyuşturucu ve uyarıcıların vehametinden bahsettiler.

Program Şube başkanının sunum konuşmasıyla başladı. Daha sonra oturumu yönetmek için Muhammed Vural kürsüye gelecek konuşmacıları tanıttı. Programın akışı hakkında bilgi verdi. Sırasıyla söz alan konuşmacılar meselenin önemine ve vehametine işaret ederken, yaşadıkları olumsuz ve ama ibret dolu hatıralardan bahsettiler.

Yaklaşık 1 saat süren program sonunda katılımcılar ile izleyiciler, nefis çaylarımız eşliğinde karşılıklı muhabbet ve soru cevap faslına geçtiler.

Konuşmacılarımızın söylediklerinden derlediğimiz notları dikkatlerinize sunuyoruz:

Regaib Bostan (Dernek Başkanı) : Türkiye’de tahminen 3.000.000 (Üç milyon) civarında, uyuşturucu ve uyarıcı kullanıcısının olduğunu tahmin ediyoruz. Bu konuda resmi rakamlar yanıltıcı, çünkü kullanıcıların hepsi kendini faş etmiyorlar. Bu hem hukukî açıdan hem de sosyal açıdan sıkıntılı olduğu için gizli/bilinmeyen içicilerin bilinenlerden daha fazla olduğunu sanıyoruz.

Bu melanete bulaşmanın yaşı da, dini de, sosyal statü durumu da yok. Ben 52 yaşına gelmiş sarıklı sakallı ve ama esrar kullanan insan tanıdım.

Biz dernek olarak bu çalışmada çok küçük bir zümreye hitap ediyoruz ve açıkçası yetişemiyoruz. Bu hususta devlet bir “milli seferberlik” başlatmalı, aksi halde gidişimiz hiç de iç açıcı değildir. Unutmayalım ki, bu seferberlik başlamazsa herkes zarar görecek.

Çünkü kalabalık bir aile de olsa, bu ailede bulunan 1 kullanıcı, maalesef tüm aile fertlerini olumsuz olarak etkilemekte, rahatsız etmektedir. Unutmayalım ki “batan geminin lüks kamarası olmaz!”

Enes Kartal (Uzman klinik psikolog) : Ben de zamanında kullanıcıydım. Dolayısıyla damdan düşenlerden biriyim. İyi biliyorum ki, bu ve benzeri çalışmalar tam anlamıyla bir cihaddır! Ben hastamın birinden “bilsem ki annemin böbreğinde eroin var, annemin böbreğini çıkarır o eroini alırım” sözlerini duydum. Seslendirmeseler de kullanıcıların haleti ruhiyesi budur maalesef.

Kullanıcı olmak bir kişilik zaafiyeti değildir; hastalıktır. Bu iş öncelikle “merak ile” başlar sonra da devam eder. Biz dernek olarak uyuşturucu ile değil “bağımlılık” ile mücadele ediyoruz.

Uyuşturucular maalesef artık herkesin ulaşabileceği yerlere ve fiyatlara gelmiştir. Bugün “sentetik uyuşturucu” denilen uyarıcıların hapı/tanesi 3-5 TL.ye kadar düşmüştür.

Maalesef kullanıcılar göründüğünden fazla ve ama devlet kurumları buna yetişemiyorlar. Mesela İstanbul’da bulunan AMATEM’in 117 yatağı var, ama 100.000 civarında hastası var. Yani AMATEM’e gidip de tedavi olmak istiyorum dediğinizde size en erken 6 ay sonraya gün veriyorlar. Ve bu gibi resmi prosedür dairesinde çalışan tedavi merkezlerinin uyuşturucunun bırakılmasında başarı oranları sadece % 1 civarında…

Deniz Demir (Eski Bağımlı – Dernek Gönüllüsü) : Ben 10 yıl uyuşturucu kullandım. 2 yıldır da bırakmış durumdayım. İlk 5 sene ailemin kullandığımdan haberi olmadı. Bağımlılıktan kurtulmak ilaçlarla olacak bir şey değildir; bunun için telkin ve birebir ilişki gerekiyor.

Mustafa Gencer (Eski Bağımlı – Dernek Gönüllüsü) : 32 yaşındayım ve 16 yaşında uyuşturucu-uyarıcı madde kullanmaya başladım. Uyuşturucuya “özenti” ile başladım. Maçlara gider, tribünlerde uyuşturucu kullanan “abileri” görürdüm. Onlara özenerek başladım. Ailem 8 sene (esrar kullanıyordum) farketmediler. Ne zaman ki, esrar beni kesmedi ve giderek bonzai’ye başladım, o zaman farkettiler.

Bağımlı olduğum için işimi, ailemi ve kendimi kaybettim. Eve gidemiyordum, sokakta yatıyor, uyuşturucu almak için hırsızlık yapıyordum.

Anneciğim beni dernekle buluşturana kadar bağımlılıktan kurtulabileceğimi zannetmiyordum.

Fatih Budak (Eski Bağımlı – Dernek Gönüllüsü) : 32 yaşındayım ve kul-lanmaya 17 yaşında başladım. Son 5 yıl enjektörle eroin alıyordum. İlk lise döneminde başladım.

Ben uyuşturucuya başladıktan sonra önce abim, sonra babam, arkasından ablam ve daha sonra da annem vefat etti. Annemden sonra da kızkardeşimi kaybettim. Ama ben bunların hiçbirisinin acısını yaşamadım. Çünkü “o acıyı” hissetmiyordum. Bu sebeple onların acısını “hiç bilemedim.”

Annem ölüm döşeğinde idi. Kardeşim bana telefon ediyor ve diyor ki, “abi annem ölüyor, seni istiyor gel!” ben uyuşturucu alacağım için kardeşime “paran var mı?” diye soruyordum.

Üniversite mezunuydum. Büyük marketlerde müdürlük yaptım. Ama uyuşturucu sebebiyle hepsinden oldum. Çünkü maaşım yetmiyordu, çalıştığım yerden hırsızlık yapıyordum.

Son 2,5 yılımı ev dışında/sokakta geçirdim. Soğuktu, donuyordum neredeyse… Soğuğu hissetmemek için enjekte üstüne enjekte ediyordum. Ama yine de üşüyordum. Çünkü kaldığım yerin çatısı, penceresi kapısı yoktu. Yıkık dökük bir yer ve hava da çok soğuk... Öyle üşüyordum ki, elimdeki eroinleri “ölmek için” enjekte ediyordum. Baktım benimle aynı odada 4 tane sokak köpeği var. Birbirlerine sokulmuşlardı. Dedim ki kendi kendime, bunların yanına gidip de bunlara sarılırsam soğuktan korunurum. Ve o geceyi sokak köpeklerine sarılarak geçirdim.

1-1,5 yıl hiç banyo yapmadan gezdim. Dileniyor, aldığım paraları uyuşturucuya veriyordum. Günde bulabilirsem/alabilirsem 1 tane poğaça ile günümü geçiriyordum.

Herkes bizi hor görüyordu. Allah yardım etti BAYDER’e ulaştım ve şu anda benim eski halimde olanlara yardım etmeye çalışıyorum.

Program sonunda, katılımcılara derneğimize teşrif ettikleri ve çalışmalarından dolayı çamsakızı çoban armağanı hediyelerimiz takdim edildi.

 

 

“UYUŞTURUCU TRAFİĞİ” TALHA OLCAY’DAN SORULUR!

Rabb’imize hamd makamındayız.

 İKRA  Esenler şubesinde düzenlediğimiz ve her hafta farklı bir güzellikle neticelenen “Makale Okumaları” programımız Cuma akşamları saat 21.00 ila 22.00 arasında icra olunmaya devam ediyor.

02.03.2018 Cuma günü makale okumakla görevli arkadaşımız Talha Olcay idi. Bilenler bilir, genelde görevlendirmelerimiz “gönüllülük” esasına göre oluyor. Eğer gönüllü kardeşimiz olmazsa, görevlendirmeyi yöneticimiz yapıyor.

Talha kardeşimiz de bir önceki hafta gönüllü olarak makale okumak istediğini beyan etmişti.

Görev günü gelip çattığında, ders saatinden önce Talha kardeşimizle özel bir hasbihalimiz oldu. Bu hasbihalde, Talha’ya daha önce makaleyi okuyup okumadığını sorduk; programdan önce bir defa okumuş. İlk güzellik bu idi. Diğer güzellikler de bundan sonra sökün etti.

Talha kardeşimizin seçtiği yazı, Osman Atalay isimli yazarın “Yeni Küresel Sorunumuz: Uyuşturucu Bağımlılığı -3” isimli yazısıydı. Talha Olcay makaleyi okurken neredeyse hiç takılmadı dersek, abartmış olmayız. Okuması çok güzeldi. Yine zaman zaman yöneticimizin kendisine konu ile ilgili olarak sorduğu sorulara verdiği cevaplar da yeterli idi.

Yazı, isminden de anlaşılacağı üzere, uyuşturucu trafiği ve politikasını (!) anlatıyordu.

Arkadaşların geniş desteği ve sözel katılımı ile keyifli bir okuma gerçekleştirildi. Bunun yanında uyuşturucu trafiğini kim, niçin, nasıl planlıyor, düzenliyor, bununla ne amaçlanıyor, bu vahşi ve ahlâksız trafikten dolayı ne gibi tehlikeler bizi bekliyor bu gibi sorulara çareler arandı ve bilgi edinildi.

Daha sonra İbrahim Ethem Yüksel kardeşimizin şiir okumasıyla program sonlandı.

Yeni hatip adaylarımızın gündeme gelmesine vesile olan; “sözü olan” herkesin ayırım yapılmaksızın konuştuğu, konuşurken öğrendiği, öğrenirken eğlendiğimiz programımız her Cuma akşamı 21.00’de başlıyor. Bu lezzetten tatmak, bu eğlenceye katılmak için 09.03.2018’de sizleri de bekleriz. Adresimiz belli: İKRA DERNEĞİ ESENLER  Şubesi…

 

 

 

Kayıt Ol



Üye Girişi