İKRA DERNEGİ
GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRENLER MÜSLÜMANLAR OLMALI « Haberler Bağcılar
GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRENLER MÜSLÜMANLAR OLMALI

GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRENLER MÜSLÜMANLAR OLMALI

04 Mayıs 2018
298
     Bağcılar Temsilciliğimizin 1 Mayıs Salı günkü hatibimiz Halil KENDİR hocamız idi. Bu hafta sohbetimiz öncesi kısa bir sinevizyon gösterisi yaptık.  Daha sonra hocamız sinevizyon ile bağlantılı olan sohbetinde bizlere şunları söyledi:
     Sinevizyonda da izlediğimiz gibi türlü türlü milletler ve devletler var. Her ırktan insanlar var. Dünyada bir manzara var; süper güç denilen bir devlet ya da devletler var, her türlü imkâna, donanıma sahipler. Bir tarafta da toplu iğne bile yapamayan fakat topraklarının altında hangi madenlerin olduğunu bilmeyen ülkeler var. Sömürü altında olan ülkeler var. Bu ülkeler, süper güç denen devletler tarafından sömürülüyorlar.  Peki! Amerika ile Uganda arasında ne fark var yada asıl soru şu: bundan 50 yıl sonra ne olacak?
     Aralarında ki farkın  tek sebebi bazı insanların, bazı insanlardan daha fazla düşünmeleri ve daha fazla çalışmalarıdır. Bu adamlar oturmuş bundan 100/150 sene önce "Biz bu milletleri nasıl böler, parçalar da nasıl bu toprakların altındaki maden yataklarına sahip oluruz?" diye düşünmeye başlamışlar. İngiltereʼnin eski başkanlarından William Ewart Gladstone’un (v. 1898) Lordlar Kamarasıʼnda pervâsızca sarf ettiği şu sözü, Batı dünyasının İslâmʼa ve müslümanlara bakış açısını anlamak bakımından ibretli bir misaldir: “Kur’ân, müslümanların elinde oldukça, onlara kesin olarak gâlip gelmemiz imkânsızdır. Ya bu Kur’ân’ı müslümanların elinden almalıyız, ya da onları Kur’ân’dan soğutmalıyız.” Dolayısıyla müslüman için Kur’ân’dan uzak bir hayat, hem dünyevî plânda bir esâret ve zillet sebebi, hem de uhrevî plânda mutlak bir ebediyyet intihârıdır. 
    Adamlar önce Kur'ân-ı Kerim'de  hata bulmaya çalıştılar, baktılar olmadı. Sünnete itiraz etmeye başladılar, baktılar yine olmadı. Bu sefer Müslümanları içeriden yıkmaya başladılar. Bakın bir anda "Daeş" denilen terörist bir grup çıktı ortaya, Suriye’de. Bunlar İslam adına savaştıklarını söyleyen Müslümanlardı. Fakat nedense hep Müslümanlarla savaştılar. "Filistin'e gitsek ilk önce Hamas ile savaşırız" dediler. Oysaki İsrail’le savaşmaları lazımdı. Bunların kafaları öyle bir yıkandı ki direk red eder oldular, kendilerinden olmayanları. Geleceği şekillendirmek istiyorsak stratejimizi belirlememiz lazım. Zafere giden yollar çiçekli bahçelerden geçmez.